Kastamonu’da bu yıl 31’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Şeyh Şa’bân-ı Velî ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası etkinlikleri kapsamında “İlahi Rahmetin Gölgesinde Kulluk Bilinci” Konferansı düzenlendi. Programda akademisyen ve yazar Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, katılımcılarla buluştu.
“İlahi Rahmetin Gölgesinde Kulluk Bilinci” başlıklı konferans, 7 Mayıs 2026 Perşembe Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleşti. Programa, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İl Müftüsü Bekir Derin, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı Başkanı Mehmet Çiftçi, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, kurum ve kuruluşların temsilcileriyle çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Konferans öncesinde Araştırmacı Yazar Mustafa Gezici tarafından oluşturulan “Hicaz Demir Yolu” konulu sergisinin açılışı yapıldı. Serginin açılışının ardından Gezici, Vali Dallı ile beraberindekilere Hicaz demiryolunun günümüze kadar nasıl geldiğine dair bilgiler verdi.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla başlayan programda Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Şeyh Şaban-ı Veli’nin Anadolu’nun dört temel manevi unsurlardan biri olduğunu hatırlatarak sözlerine başladı. Vali Dallı, Şeyh Şaban-ı Veli’nin sadece Anadolu’da değil Kuzey Afrika’dan Afganistan’a kadar geniş bir coğrafyada bilindiğini söyledi. Vali Dallı, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Başkanı Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç’ın Endonezya’da büyükelçi iken yerel halkla şeyh Şabanı Veli hakkında yaşadığı bir anısını katılımcılarla paylaştı. Vali Dallı konuşmasını “Hz. Pir'in etkisinin, tesirinin nerelere kadar gittiğini, ona ne kadar büyük bir zat olduğunu da teslimiyet bakımından bu da güzel bir bilgi oldu bizim için. İnşallah bundan sonraki yıllarda da bu kıymetlerin bizden sonraki nesillere aktarılması noktasında bu haftanın hayırlara vesile olacağını, katkısı olacağını biliyoruz. Hep beraber elimizden gelen gayreti göstereceğiz,” sözleriyle tamamladı.
Açılış konuşmasının ardından söz alan Prof. Dr. Maşalı, insan ile Allah arasındaki bağı rahman ve rahim olan sıfatlarla kurulduğunu belirterek, “Allah kelimesini zikrettiğim zaman içinizde Cenâb-ı Hakk'ın rahmeti, şefkati, merhameti mi şekilleniyor duygu, hissiyat olarak zihinlerinizde, gönül dünyanızda yoksa Cenâb-ı Hakk'ın emrediciliği, yasak koyuculuğu mu zihinlerinizde, gönüllerinizde vücut buluyor? Öyle tahmin ediyorum Allah kelimesini zikrettiğimde, zihinlerinizde, gönüllerinizde şekillenen şey, daha ziyade birtakım emirler gönderen ya da birtakım yasaklar koyan yüce irade şekillenir. Ama size bir şey söyleyeyim, mesela Esma-i Hüsna listelerinde Allah'ın emrediciliğini ifade eden ya da O'nun yasaklayıcılığını ifade eden emreden ve yasak koyan şeklinde bir sıfat yoktur. Birinci sırada Rahman, Rahim ve Amir, Nâhî, emreden ve yasak koyan şeklinde bir Esma-i Hüsna arasında bir isim, bir sıfat bulunmamaktadır. Ama ilginçtir, Cenâb-ı Hakk'ın bütün isim ve sıfatlarını anlamlı kılan, onlara esas teşkil eden Rahman sıfatı bizim Allah'la irtibatımızı tesis etmezken, Esma-i Hüsna listelerinde yer almayan Amir ve Nâhî sıfatları bizim Allah'la irtibatımızı daha çok şekillendirmektedir. Bu ne demek? Bu aslında bizim Allah'la irtibatımızı Kur'an-ı Kerim'in kurduğu, sünnetin kurduğu, Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'ın kurduğu yerden kurmuyoruz, oradan bağlamıyoruz demektir,” dedi.
Program, soru-cevap bölümünün ardından Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı’ya hediye takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
