Kastamonu Üniversitesinde yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde akademik birimlerde yürütülecek hazırlıkların değerlendirilmesi, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi ve idari süreçlerde iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla Fakülte, Yüksekokul ve Meslek Yüksekokulu Sekreterleri İstişare ve Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi.
Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Genel Sekreter V. Doç. Dr. İbrahim Demirbaş, Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörü Prof. Dr. Berat Ahi, Öğr. Gör. Ahmet Tabanlıoğlu ile fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sekreterlerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda; yeni eğitim-öğretim dönemine yönelik hazırlıklar, akademik birimlerin fiziki ve teknik koşulları, derslik ve bina envanterlerinin güncelliği, birimler arası koordinasyon ile sorunların tespit edilerek çözüme kavuşturulmasına yönelik çalışmalar ele alındı.
Rektörümüz: “Ortak sorumluluk ve etkili iletişim anlayışıyla hareket etmeliyiz”
Toplantının açılışında değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yeni eğitim-öğretim döneminin sağlıklı ve verimli bir şekilde yürütülmesinde akademik ve idari birimler arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti.
Fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sekreterlerinin akademik birimlerin idari işleyişinde sorumluluklar üstlendiğini belirten Rektörümüz; eğitim-öğretimin planlanmasından dersliklerin ve ortak kullanım alanlarının hazır hâle getirilmesine, teknik donanımın işlerliğinden fiziki koşulların takibine kadar birçok alanda sürecin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Akademik birimlerde karşılaşılan sorunların çözümünde dekan, müdür ve birim sekreterlerinin ortak çalışma anlayışıyla hareket etmelerinin önemini vurgulayan Rektörümüz, birimler arasındaki iletişimin geliştirilmesi ve ihtiyaç duyulan durumlarda sorunların gecikmeden Üniversitemiz üst yönetimine ve ilgili merkezi birimlere iletilmesi gerektiğini belirtti.
Üniversitemizin kurumsal yönetim anlayışının ortak standartlar, etkili iletişim, görev ve sorumlulukların takibi ve çözüm odaklı çalışma üzerine kurulduğunu ifade eden Rektörümüz, yeni eğitim-öğretim dönemi öncesindeki hazırlıkların da bu anlayış doğrultusunda tamamlanmasını istedi.
Eğitim ortamları öğrenci ve öğretim elemanlarının gözünden değerlendirildi
Toplantının devamında Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörü Prof. Dr. Berat Ahi, Koordinatörlük tarafından öğrenciler ve öğretim elemanlarıyla yürütülen çalışmalar sonucunda elde edilen bulguları akademik birim sekreterleriyle paylaştı.
Öğrenci ve öğretim elemanı geri bildirimlerinin eğitim ortamlarının geliştirilmesinde önemli bir veri kaynağı olduğunu belirten Ahi, eğitim kalitesinin yalnızca ders içerikleri ve öğretim süreçleriyle sınırlı olmadığını; öğrencilerin ve öğretim elemanlarının bulunduğu fiziksel ortamın da eğitim-öğretimin niteliğini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Bu kapsamda dersliklerin temizliği, ısıtma ve havalandırma koşulları, aydınlatma, akustik ve ses düzeni, sınıf yerleşimi, öğrenci kapasitesi, projeksiyon ve bilgisayar sistemleri, internet altyapısı ile laboratuvar ve atölyelerin yeterliliği gibi başlıklar değerlendirildi.
Teknik bir cihazın envanterde bulunmasının tek başına yeterli olmadığına dikkat çekilerek, eğitim ortamlarındaki donanımın çalışır, erişilebilir ve güncel eğitim ihtiyaçlarına cevap verebilir durumda olmasının esas alınması gerektiği vurgulandı.
Derslik ve binalarda karşılaşılan sorunların büyüklüğünden bağımsız olarak eğitim deneyimini etkileyebildiğine dikkat çekilirken; teknik donanım arızaları, ısıtma ve havalandırma sorunları, temizlik, internet bağlantısı ve dersliklerin fiziksel koşullarına ilişkin problemlerin zamanında tespit edilmesinin önemi üzerinde duruldu.
“Sorunları öğrencilerimizden önce biz görmeliyiz”
Toplantıda akademik birimlerin yeni eğitim-öğretim dönemine hazırlanmasına yönelik somut beklentiler de paylaşıldı.
Bu kapsamda dersliklerin dönem başlamadan önce yerinde kontrol edilmesi; projeksiyon, bilgisayar ve internet bağlantılarının çalışırlığının doğrulanması; aydınlatma, ısıtma, havalandırma ve temizlik koşullarının gözden geçirilmesi; derslik kapasiteleri ile kullanım amaçlarının güncel durumla uyumlu hâle getirilmesi üzerinde duruldu.
Temel yaklaşımın, sorunların öğrenci veya öğretim elemanlarından gelen bildirimlerin ardından fark edilmesi yerine, mümkün olduğunca eğitim-öğretim başlamadan önce tespit edilerek çözüm sürecinin başlatılması olduğu ifade edildi.
Özellikle elektrik ve kablo güvenliği, su alma, tavandan veya duvardan parça düşme riski ve laboratuvar havalandırması gibi güvenliği doğrudan etkileyen durumların rutin süreçler beklenmeden ilgili birimlere bildirilmesi gerektiği belirtildi.
Akademik birim sekreterlerinin bu süreçteki temel rolü ise “görmek, kaydetmek, bildirmek ve takip etmek” şeklinde özetlendi.
Pilot uygulama yeni akademik birimlerle genişletiliyor
Toplantının son bölümünde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, akademik birimlerin fiziki ve teknik durumlarının sistematik biçimde izlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.
İki pilot akademik birimde başlatılan uygulamalardan elde edilen deneyim ve sonuçları paylaşan Kaymakcı, pilot uygulamanın dört farklı akademik birimin daha sürece dâhil edilmesiyle genişletileceğini açıkladı.
Çalışmayla akademik birimlerdeki dersliklerin, teknik donanımın, envanter ve demirbaşların mevcut durumunun sistematik biçimde takip edilmesi; ihtiyaç ve arızaların kayıt altına alınması; sorunların ilgili birimlere yönlendirilmesi ve çözüm süreçlerinin izlenebilir hâle getirilmesi hedefleniyor.
Pilot uygulamalardan elde edilecek deneyimler doğrultusunda sistemin geliştirilerek Üniversitemiz genelinde sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması planlanıyor.
Amaç: Daha nitelikli eğitim ortamları
Toplantıda ayrıca mevcut kaynakların etkin ve verimli kullanılmasının önemine dikkat çekildi. Birimlerde kullanılmayan veya ihtiyaç fazlası durumdaki teknik donanımın tespit edilerek ihtiyacı bulunan diğer akademik birimlerde değerlendirilmesi ve böylece mevcut kaynakların Üniversitemiz genelinde daha etkin kullanılması üzerinde duruldu.
Eğitim ortamlarının iyileştirilmesinin yalnızca merkezi birimlerin veya akademik birimlerin tek başına yürüteceği bir süreç olmadığı; akademik ve idari yöneticiler ile ilgili merkezi birimlerin koordinasyon içerisinde hareket etmesi gereken ortak bir kurumsal sorumluluk olduğu vurgulandı.
Toplantı, fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu sekreterlerinin kendi birimlerinde karşılaştıkları sorunları, ihtiyaçları ve çözüm önerilerini paylaşmalarıyla devam etti. Soru-cevap ve karşılıklı değerlendirmelerin ardından toplantı sona erdi.
